Yazılarım‎ > ‎

Aklına esince geri dönen kızla ona dayanamayan çocuğun hikayesi (Ismarlama)

22 Eki 2009 01:12 tarihinde Pinar ARPACI tarafından yayınlandı   [ 16 Nis 2011 13:06 tarihinde Pınar ARPACI tarafından güncellendi ]
Bir zamanlar Yılan Hikayesi diye bir dizi vardı televizyon kanallarının tekinde . Sürekli olarak tekrarlanan tek bir konu etrafında dönüp duran , bilmem kaç yıl sürmüş bir program . Sonunda insanın eline dişe dokunur tek bir şey bile vermeyen o programlardan bir tane daha . İşte bu iş bir yılan hikayesine döndü derken durumun karışık oluşundan bahsettiğimi sanmasın kimse diye söylüyorum .
Platonik aşkların insanlar içim daima onları daha yaratıcı kıldıklarını düşünmüşümdür belli bir döneminde hayatımın . Pek tabii bu düşünce insanların seni seviyorum sözünü dudaklarının arasından kolayca çıkartabilmelerinden öncelere ait bir zamanda varlığını sürdürüyordu benim için . Varlıkları giderek azalan platonik aşıklar oldu şimdi bahsettiklerim . Soyu tükenen bir tür . Göndermedikleri mektuplar yazıp zarfa koyanlar , hatta pullayıp o şekilde saklayanlar ? Pek tabii bu biraz uç bir örnek oldu . Çağımız Internet çağı . Şimdi ancak ve ancak yazdığı maili brouillon yapıp adresine göndermeyenler olarak düzeltilmeli bir önceki cümledeki örnek . Ya da platonik aşık olduğu için aşık olduğu insana arkadaş gibi davranmak zorunda kalanlar onlar . Onlar ? Aşık olduğu insanın lafı edildiği vakit yakınlarında içlerinde bir şeyin titrediğini hissedenler . Ve kimi zaman ? çoğu zaman ? söylenememiş , dile getirilememiş bu aşkın hayatları boyunca onların içinde yaşayacak olan parçalarını taşıyanlar .
Bir süre sonra aşık oldukları insanın pek bir önemi kalmaz . Bir kız ya da bir çocuk olurlar söz edilirken ileride ama yalnız başına yaşanmış bir ilişki olarak platonik olan aşklar daima yoğunluklarını hissettirirler insana sahip oldukları diğer sıvıların yanında .
Çok öncelerden bahsedemem . Yaşamadığım herhangi bir şey üzerinde ise hiç yorum yapamam ama ben gördüm , dinledim böyle hikayeleri . Bir zamanlar canlı canlı , elimi uzattığım vakit dokunabileceğim mesafede duruyorlardı bu şekilde duyumsayan insanlar . Şimdi sadece zaman ilerledi ve ?
Bizim üzerimize yaz . Aklına esince geri dönen kız ve ona dayanamayan çocuğun hikayesi ? Biri varmış . Ona herhangi bir kelime , cisim adı veriyormuşsun ve üzerine bir şeyler yazmasını istiyormuşsun . O da bunu kolaylıkla yapabiliyormuş . Çevresindekilere kayıtsız kalmayan bir insan için bundan kolay bir şey olamaz . Bizim yazamadığımızı söylememizin nedeni işte bu : kayıtsız oluşumuz . Bahane kabul etmez ; yaşamak için yaşıyorsundur eğer bu cümleyi kullanıyorsan .
Aklına esince geri dönen kız kayıtsızlığını aşıp ona dayanamayan ve onu her defasında kabul eden çocuğa bu davranışının nedenini anlattığı vakit iki ? üç cümleyle ben de o vakit yazacağım onların hikayesini.