Yazılarım‎ > ‎

Masanın başında yazmaya oturduğum vakit

22 Eki 2009 14:14 tarihinde Pinar ARPACI tarafından yayınlandı   [ 16 Nis 2011 13:05 tarihinde Pınar ARPACI tarafından güncellendi ]
Masanın başına yazmaya oturduğum vakit her şey değişiveriyormuş gibi geliyor insana . Her şey bir anda bir şey dokunuyor ve olduklarından çok daha farklı bir şekilde görünüyorlarmış gibi .
Omzumda ağlayan çocuk beliriveriyor birden uzaklardan çıkıp . Bana seslenişi oradan daha sonra . Öylesine masum bakışlarıyla bana bakan . Gözlerini sözlerimden kaçıran . Mahcup olan bir yandan ama bir diğer taraftan boş vermişliğini hissettiren bu mahcup oluşun .
Yanaklarından süzülmesine izin vermeden damlaları saçlarıma sakladığım gözyaşları ? Ne vakit büyümüşüm ben bu kadar ? Nasıl olur da ? Halbuki daha dün birlikte kumların üzerinde değil miydik ? Annemiz üstümüzün kirlendiğini görmesin diye ne yapacağımızı kara kara düşünmüyor muyduk ? Avuçlarımız yarılıyordu , pas kokuyordu salıncakların demirlerine var gücümüzle sarılmaktan . Sokaktaki evlerin kapılarından macunlarını çalıp oyun hamuru ederdik kendimize hani .. Sonra kırılan her bir cam için eve dadanırlardı ? Bilmiyoruz , biz yapmadık ..
Ne zaman büyümüşüz bu kadar biz ? Ağlamakla büyümüş olmanın bir alakası mı var ? Neden başın önünde .. Bana bak , gözlerin nasıl da büyümüştür şimdi .. Bencillik mi şimdi benim istediğim senden : gözlerini o halleriyle görmek arzusundayım sen şimdi yanı başımda ağlarken ..
Güzel gözlü çocuk .
Kim ağlattı seni ? Söylemeyecek misin bana ?
BEYAZ TENLİ GÜZEL KADIN