Masanın başına yazmaya oturduğum vakit her şey değişiveriyormuş gibi geliyor insana . Her şey bir anda bir şey dokunuyor ve olduklarından çok daha farklı bir şekilde görünüyorlarmış gibi . Omzumda ağlayan çocuk beliriveriyor birden uzaklardan çıkıp . Bana seslenişi oradan daha sonra . Öylesine masum bakışlarıyla bana bakan . Gözlerini sözlerimden kaçıran . Mahcup olan bir yandan ama bir diğer taraftan boş vermişliğini hissettiren bu mahcup oluşun . Yanaklarından süzülmesine izin vermeden damlaları saçlarıma sakladığım gözyaşları ? Ne vakit büyümüşüm ben bu kadar ? Nasıl olur da ? Halbuki daha dün birlikte kumların üzerinde değil miydik ? Annemiz üstümüzün kirlendiğini görmesin diye ne yapacağımızı kara kara düşünmüyor muyduk ? Avuçlarımız yarılıyordu , pas kokuyordu salıncakların demirlerine var gücümüzle sarılmaktan . Sokaktaki evlerin kapılarından macunlarını çalıp oyun hamuru ederdik kendimize hani .. Sonra kırılan her bir cam için eve dadanırlardı ? Bilmiyoruz , biz yapmadık .. Ne zaman büyümüşüz bu kadar biz ? Ağlamakla büyümüş olmanın bir alakası mı var ? Neden başın önünde .. Bana bak , gözlerin nasıl da büyümüştür şimdi .. Bencillik mi şimdi benim istediğim senden : gözlerini o halleriyle görmek arzusundayım sen şimdi yanı başımda ağlarken .. Güzel gözlü çocuk . Kim ağlattı seni ? Söylemeyecek misin bana ? BEYAZ TENLİ GÜZEL KADIN Kategori : Kişisel http://blog.pinararpaci.com/2005/09/masann-bana-yazmaya-oturduum-vakit-her.html 28 9 2005 |