Yazılarım‎ > ‎

Melike'ye (Kızıl saçlı güzel kadın)

21 Eki 2009 23:06 tarihinde Pinar ARPACI tarafından yayınlandı   [ 16 Nis 2011 13:07 tarihinde Pınar ARPACI tarafından güncellendi ]
Uzun ve ince parmakları yağacak kara uzanmış . Gözleri kapalı ; kırmızı , minik dudakları hafif aralık . Sanki kar birazdan birden yağmaya başlayacak o da aralık olan dudaklarıyla yakalayacak gökten düşen beyaz kar tanelerini . Arkaya attığı kızıl saçları bedeninin tüm ısısını kendisinde toplamış gibi . Elleri , o ufak güzel yüzü öylesine beyaz ; sanki ısıdan eser yok , iz yok damarlarında kandan . Öylesine dokunamayacakları bir yerde , tüm saflığını giyinmiş üzerinde , elleri yağacak kara uzanmış bekliyor .
Onu son kez gördüğüm haliyle hatırlıyorum hala . Güzel gözleri kocaman olmuş , iri iri damlaları gerisin geriye itemeyecek kadar cesur haliyle . Kızıl saçları güneşi kıskandıran . Söylemese , dudakları aralandığı vakit arasından çıkmasa bile Nazım'ın dizeleri aklında . Çehov'dan bahsediyor adımları . Sarılışı umut kokuyor , ayrılışı ...
Umut kokuyor her an biraz daha uzağa gidişi . Geri gelişinin habercisi attığı her adım . Dört duvar arasında ne kadar yarasa varsa bir o kadar kızıl saçlı , güzel kadın geliyor her biriyle uğraşmaya .
Kimse unutmadı , dört duvar arasındaki kan emiciler de .
Geri gel Melike.