Yazılarım‎ > ‎

Sadece bir büyük harf ve sadece bir ünlem

24 Eki 2009 02:11 tarihinde Pınar ARPACI tarafından yayınlandı   [ 16 Nis 2011 13:02 güncellendi ]
Bir oldurabilsem ... olsa bir şu deli beden , bir dursa şu kalp ve sonrasında atmasa bir daha .. atmasa bir daha hiçbir şekilde . ellerimin arasına alıp beklesem onunla birlikte öyle uzunca bir süre . dikkat etmesem büyük harflere ne de paragraflara etmesem dikkat . ne dğişecek bu cümlenin sonuna soru işareti koymasam . elimi attığım vakit olmasa bu tuş yerinde ve olmadığı için eksik yazsam sana kelimeleri . kelimelerim eksik olsa satırlarda ve satırlarda sadece bağlaçlarım olsa noktalar yerine . minik olsa yazım , el yazım olsa her yazdığım . alsan beni sen oradan , kelimelerden . kelimelerime aşık olsan beni görmeden , bana dokunmadan . beni tanısan beni görüp tanıyacağından daha iyi tanıyacağına inansan sıkı sıkıya sana her yazdığım kelimenin arkasından ... alsan ve vermesen bir daha şu elimde tuttuğum aitlik eki almayan , hiçbir ek almayan kalp i .. alsan ve uzaklaşsan buralardan .. iki noktalar konmasa tamamlanmamış cümleler ardından , ne de üç nokta olmasa sonunda devam edecekmişim gibi sanki onlara . bitse ve bittiğini anlasan sen de ben oraya noktalar koymadığım zaman . tek bir tane olsa her yarımdan sonra . yorsa seni okumak tüm bu yazdıklarımı . yorsa bile okumaya devam etsen . bir yerden sonra sıkılsan ve bırakmaya yeltensen . ama sonra rahat edemesen ve yeniden okumaya başlasan yeniden , yeniden , yeniden , . ve ben . koymasam m leri ya da koymsam s leri oralara . ne olurdu ben olmsam burada . olmsam şu satırda . bitmese peki bu hiç .. bitmese .. ben bitmesem senin için . ölmese o . yaşasa sen yaşadığın sürece . peki ya senden sonra . senden sonrası önemli mi artık senden sonra . ne önemi var ki . bitti işte . bir kerede . şimdi barut kokusu burnumun ucunda deme bana . onun için de dilerdi pek tabii özür senden ama anlar mıydın . dilediğim zaman bana ne derdi parmak uçların . bilmek ister miydim gerçekten tüm bu sorduklarımı . hayır . derdim sana eğer sorsaydın bana bu soruyu . ama sıkardım yine seni . bilerekten okumayacağını yine de hiçbir şey olmayan deliğin içindeki hiçbir şeyi anlatırdım sana . okumayacağını , okunmayacağını bilsem bile sadece yazmak için yazardım yine . zarfa koymazdım ne de pencerenin önündeki masanın üzerine kağıtlar uçuşmasın diye bir şey koyaraktan üzerlerine bırakmazdım . sadece bırakırdım . nereye gideceklerini bilenleri gitmek istedikleri yere bırakmak gibi . sadece bırakırdım ve giderlerdi . sadece bırakmak .. gözlerim son bir kez sana bakardı ayrılmadan önce o televizyon tamir ettiğin dükkanda iken sen . son bir kez içerdim seni , sen seni içtiğimi bilmeden o an . belki sorardın bana neden öyle baktığımı . belki sen de bakardın bana benim ne düşündüğümü bilmeden . sadece bakardım sana . izin vermezdi tenim tenine dokunmaya . sadece bakardı gözlerim seni içmek için öyle bir süre . ne çok uzun ne kısa . sonra gidip ilk mektubu ve son mektubu yazardım : sana . beklerdim rüzgar her bir satırı kaldıramazdı . beklerdim rüzgar her bir kelimeyi sürüklesin diye . ama rüzgar kelimeleri de kaldırmazdı kağıtta yattıkları yerden . sadece dener , dener , dener , dener , dener , dener , dener , dener , . savururdum çıkıp balkona hepsini . tüm kelimeleri sana yazılmış olan . onlar gitmeye özgür ama kalmakta ısrarcı . ne biliyor ki onlar . sadece birer kelime .. sadece birer kelime ! savaşırdım belki der top edip kağıtları karşımda göremediğim ama hissettiğim rüzgarla . savaşırdım . sonra ? soru işaretlerini fırlartırdım hatta belki kafasına . kullanmadığım tüm soru işaretlerini . yapmadığım tüm vurguları . cümle sonlarına koymadığım üç noktaları . savururdum sonra bir parça da kendimden . tüm yazdıklarıma koca bir nokta olsun diye . sadece nokta olsun hayatımda diye . hatırlamazdı bile birkaç gün sonra insanlar beni . hatırlarda olmazdı ismim ne de cismim . sadece bir zamanlar soluk almış bir varlık dünya üzerinde . sadece bir zamanlarda kalmış bir canlı iken bedenim . kapatmadan , dokunmasını engellemeden soğuk esen rüzgarın tenime atardım bu defa kendimi duvarlarımdan birinden alıp yatak olana . bakardım tavana bir süre . boyasını düşünürdüm . en gereksiz olan bu olmalı herhalde . o an derdim elimdeki soğuk cisim beni korkutmazdı . ısınırdı hatta bir zaman sonra demir . birazdan patlayacak olan . paragraf yapmış mıydım herhangi bir yerinde . ama .. çoktan bittiler dimi . şimdi neredeler acaba . ıslak , nemli geliyor mu herhangi birine bu esen rüzgar . belki o dur benim kelimelerimden biri belki . belki . belki . belki . belki . belki . belki . belki . minik . ekşi . şeker . yalnız . duygu-sal belki . sapkın . karanlık . öylesine . nedensiz . belirsiz . neresi . esen mi . bilmem ki . bilmem gerekir mi . ben BİTTİ dedim mi . o zaman BİTTİ !