Yazılarım‎ > ‎

Sitem

26 Eki 2009 02:48 tarihinde Pinar ARPACI tarafından yayınlandı   [ 16 Nis 2011 12:51 tarihinde Pınar ARPACI tarafından güncellendi ]
Şimdi bildiğim ve görmüş olduğum kimi şeyleri bilmeden ve görmeden önce insanların “böyle bir ortamda hala yazabiliyor ve bir şeyler üretiyor olabilmesi bir mucize!” gibi deyişlerine bir anlam veremez, aklımda bu sözlere bir haklılık payı veremezdim. Ama şimdi, birtakım şeyleri gördükten ve öğrenmeye başladıktan sonra bu deyişin ne anlama geldiğini artık anlamlandırabiliyorum. Bir şeyler daha öğrendikçe, ipin ucundan yakalayıp biraz daha ilerisine sonra onun da biraz daha ilerisine gitmeye başladıkça görülüyor ki artık herhangi bir konu hakkında bir şeyler yazabilmek için durup şapkayı önüne koymak ve her bir kelimeyi yazmadan önce uzun uzun düşünmen gerekiyor. Bir bakıma, şöyle de söylenebilir ki, ipin ucunda iken ipin geri kalanı üzerine birtakım genel fikirlere sahip olmak ve bu, başkalarından duymuş olduğun ya da görünen genel fikirler üzerinden konuşmak çok daha kolay; ipin üzerinde ilerlemey başladıktan sonra ise bu durum gittikçe zorlaşmaya başlamaktadır.

Bizim kültürümüzden gelen, hepimizin çok sevdiği bir davranış biçimi vardır: bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayı ve bu fikirleri de sanki kendimizinmiş gibi ‘satmayı’ çok severiz. Zor olana, yani o, herhangi bir konu hakkında bilgilenip ondan sonra fikir sahibi olmaya yeltenmeyiz. Belki bunu zor olduğu için, belki de bir şeyler bildiğimiz zaman fikrimizi artık bir şeyler bilmediğimizde olduğu kadar rahat bir şekilde açıklayamayacağımızın ayırdında olduğumuz için yaparız; bu sosyolojinin ilgi alanı. Ama şu bir gerçektir ki, öğrenme, araştırma, kendini geliştirme süreçleri içerisinde kendimize eklediklerimiz dünyaya, var olan sorunlara bakış açılarımızı fevkalade bir biçimde etkilemektedir.

Bu yazı bir sitem, evet. Sitem edişim kendime. Kendime; çünkü, buranın benim için aslında ne ifade ettiğini unutmuşum.

Herhangi bir konuda uzman olduğumu, her şey bildiğimi iddia etmiyorum (henüz). Burada yapmaya çalıştığım benim nereden, nereye ve nasıl bir yoldan geçerek geldiğimin güncesini tutmak. Bu nedenle de yukarıda anlattığım bir konuya hakim olup fikir beyan etmek durumundan daha çok kendi içimde çatışan fikirleri kağıda döküp onların zaman içerisinde gerekli olgunluğa ulaşmalarını sağlamak.

Bu blog uzun zamandır amacından sapmıştır, bu nedenle de uzun zamandır yazısız kalmış ve işlevselliğini yitirmiştir. Ama şimdi düşüncelerim yeni bir örgütlenmeye gitmektedir. Ve bu yeni örgütlenme kısa vadede, kendi sisteminde iktidar istemektedir. Bu nedenle artık “buradayım”!